Bir Egoistin Portresi: Donald Trump

Bir Egoistin Portresi: Donald Trump

1.674 views
0
PAYLAŞ

Tüm müteahhitlerin ortak sorunu: ego. Müteahhitler beşeri sermaye gerektirmeyen, sadece sermayeye dayalı bir iş yapıyorlar. Yeteri kadar para kazandıktan sonra saygınlık kazanmak için inanılmaz bir kişisel reklam peşine düşüyorlar. Ülkemizdeki bir örneği Ali Ağaoğlu. Ali Ağaoğlu önce magazin basınını süsledi. Bu imajın kendisini daha da mahvettiğini gören Ali Ağaoğlu bu sefer kendi markasının reklamlarında oynamaya başladı. Ne kadar cömert olduğunu, ne kadar ileri seviye binalar tasarladığını vs... Daha sonra tv'lerde katıldığı programlarda cebinden banknotlar çıkarmaya başladı. "Bakın ben çok zenginim... 1.5 milyar dolar param var." 

Ali Ağaoğlu'nun tv'leri süslediği, 1 numaralı magazin gündemi olduğu günler gibi yine Amerika'da bir müteahhit gündemde. Ama Cumhuriyetçi Partiden başkan adayı olarak.  Fakat yine o da Ali Ağaoğlu gibi kendini kanıtlama peşinde. Amerikan başkanı olacağına kimse inanmıyor. Kendi de inanmıyor. Peki neden başkan adayı oldu? Biraz geçmişe gidelim. 

Donald Trump her zaman basınla kavga etti. En çok da Forbes dergisiyle. Forbes dergisi Forbes 400 diye bir liste çıkarmaya başladı. Bu liste Amerika'da serveti en yüksek 400 kişiyi listeliyor. Bu listeye Donald Trump 1982 yılında 200 milyon dolarlık servetle girdi.  Bu listedeki yerine karşı çıkan Trump servetinin en az 500 milyon dolar olduğunu iddia ediyordu. Daha sonra Forbes dergisi şöyle birşeye karar verdi. Trump'ın kendilerine gönderdiği net servet rakamını 3'e bölelim. İşte Trump'ın net serveti odur. Trump'ın Forbes 400'ü neden bu kadar önemsediği de bir süre sonra ortaya çıkıcaktı. Trump bir bankadan kredi ister iken şirketteki defterleri değil. Forbes 400 listesini gösteriyordu. Forbes listesine girip servetini beğenmeyen bir diğer Müteahhit Jerry J. Moore servetini milyarder seviyesine çıkarmak için Forbes muhabirine altı sıfırlı bir PR işi ayarlamayı teklif etmiş. Müteahhitlerin ortak sorunu "gösteriş." 

Donald Trump'ın tek vukuatı Forbes dergisi ile servet konusunda ettiği kavga değil. Basit yalanlar söyleyebilmesi ve bundan hiç utanmaması.  Bir gökdelenin en üstteki 3 katlı bir evi Forbes dergisine "ilk defa birilerine gösteriyorum kıymetini bilin" diye gösteriyordu. Fakat aynı ev için daha önce newseek dergisine fotoğraflar eşliğinde röportaj vermişliği var. Bugünlerde de başkanlık kampanyasında kimsenin itibar etmediği yalanlar söylemekle meşgul. Örneğin geçen haftalarda katıldığı NBC kanalında Chuck Todd'un programında "Evet. Müslümanlar 11 eylül'de gerçekten eğlendiler. Ben yalan söylemiyorum." dedi. Söylediği basit yalan şuydu: 11 eylül'de gökdelenler yıkıldığında New Jersey'de binlerce müslüman kutlama yapmıştı. Gökdelenler yıkıldığında eğleniyorlardı. Bu söylediği basit yalana kimse itibar etmedi. Hatta bölgenin emniyeti, valiliği, okulları bu konuya dair hiçbir bilgiye rastlamadıklarını açıkladılar.  Donald Trump yalanını ısrarla sürdürüyordu. Nasıl olsa yalancı konumuna düşmek istemeyen bir egoistti. Amerika'nın muhafazakar sağ tabanının yalan konusunu pek umursamadığının bilincindeydi.

Donald Trump'ın başkan olacağına kimse ihtimal vermiyor. Hollywood Reporter dergisinin Talk Show izleyicileriyle yaptığı ankette dahi 3. sırada görünüyor. Birinci olan Hillary Clinton ile arasında %15'lik bir fark var. Tüm bunlara bakınca Donald Trump sanki başkan olmak değil de Başkanlık seçimi sonrası için itibar kazanma ve projelerine reklam olmak istiyormuş gibi duruyor. Zira o yalanların, engelli gazeteciyle dalga geçmesi, servet budalası olmanın başka açıklaması yok. Bu başkanlık sürecinde yaptığı reklamın haddi hesabı yok ve ona da hiçbir maliyeti yok. Kendisi de bunun bilincinde olarak şöyle diyor: "Diğer başkan adayları kampanyalarına 20-25 milyon dolar harcar iken ben 550 bin dolar harcadım."   

Samet Cambaz  

samet@istanbulgunlugu.com

Twitter@samet_c

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAKIN