Hayatımın En Kötü Gecesi filminin başrol oyuncusu Elizabeth Banks ile röportaj

Hayatımın En Kötü Gecesi filminin başrol oyuncusu Elizabeth Banks ile röportaj

1.030 views
0
PAYLAŞ

27 Haziran’da vizyona giren Walk Of Shame / Hayatımın En Kötü Gecesi filminin başrol oyuncusu Elizabeth Banks, kendisi ve film hakkında tüm merak edilenleri Elle Magazin Türkiye’ye anlattı.

HAYATIMIN EN KÖTÜ GECESİ POSTER
Walk of Shame senaryosunu ilk okuduğunuzda tepkiniz ne oldu?
Evet demeden once bir kez daha düşüdünüz mü?
Kendimi komediye çok yatkın görüyorum, bu yüzden de senaryoyu okuduğumda çok heycanlandım ve ilk okumadan sonra hemen evet dedim.

Bugüne kadar bir çok farklı karakteri canlandırdınız ama Walk of Shame’de tek başınıza seyrici karşısına çıkıyorsunuz. Örnek vermek gerekirse posterde tek başınızasınız. Gurur verici bir Duygu olsada büyük bir sorumluluk. Bu tecrübeyi bizlerle paylaşır mısınız biraz?

Bu rol benim için yaratılmış bir rol gibiydi. Her zaman kendimi komedide kanıtlamak istedim ve bence her şey mükemmel ilerledi.

Filmin fragmanını seyredince aklıma Hangover filmi geldi ve Walk of Shame Hangover filminin kadın versiyonu gibi hissettim. Sizce bu doğru bir karşılaştırmamı ve bu tarz filmler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kadın bir başrol varken bence kıyaslama yapmaya gerek yok. Kendi klasmanlarında her iki filmde gayet başarılı bence.

Bize çok ipucu vermeden filmde ki en komik 3 sahneyi söyler misiniz?

Ara sokaklarda kaybolduğum sahneler ve masaj sahnesini hala düşünüp gülüyorum.

Eminim filmin tanıtımı sırasında bu soru defalarca sorulmuştur; ama bende sormadan geçemeyeceğim. Hayatınızda böyle bir gece yaşadınız mı? En büyük sarhoşluğunuz neydi?

Tabii ki!! Bir çok kez böyle geceler geçirdim. Özellikle bir tanesinde takside miğdem bulanmıştı. Bu yüzden sarhoş olup taksiye binmemeye özen gösteriyorum.

Meghan karakteri gibi rolleriniz çok oldu. Yani zor bir durum içinden kurtulmaya çalışan, sizde bu karakter gibi iyi bir savaşçı mısınız?

Sence de iyi bir savaşçı değil miyim? 40 yaşındayım ve hala kendimi geliştirmeye çalışıyorum.

 

Bir çok Hollywood ünlüsüyle beyazperde kaşısına geçtiniz. Bunların arasında Ryan Reynold, Seth Rogen, Russell Crowe, Chris Pine ve Steve Carrell gibi isimler var. Bu oyuncuları James Marsden’le karşılaştıracak olsaydınız, neler söylerdiniz?

James gibi harika bir vücudu olan bir erkekle çalışmak her açıdan benim için çok motive edici oldu. Hem kendi vücuduma dikkat ettim hem de çok sağlıklı beslendim. Vücuduma outran sarı bir elbise giyeceğimi biliyordum ve bu konuda James’in vücuduna dikkat edip sağlıklı bir yaşam sürüyor olması beni de çok motive etti.

Çoğu insan sizin göründüğünüzden daha genç olduğunuzu söylüyor. Nasıl oldu da Hollywood sizi bu kadar geç farketti?

Çok kolay; şans.
Bana göre piyasa da eskiden daha fazla komedi kadın oyuncu vardı. Whoopi Goldberg, Meg Ryan, Doris Day, Bette Midler, Julia Louis-Dreyfus komedi filmlerinin unutulmaz isimleri oldular. Günümüzde komedilerde genelde erkekleri daha sık görmeye başladık. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Bence bu soru senaristler, yapımcılar ve yönetmenler tarafından cevaplandırılması gereken bir soru.

“Slither”, “Hunger Games” ve “The Uninvited” gibi fantastik ve bilim kurgu filmlerde oynadınız. Böyle yapımlarda yeralmaya devam edecek misiniz?

Klasik ve klişe ama tekliflere gore karar vereceğim.

"American Woman: Fashioning A National Identity" Met Gala - Arrivals

 Bunu sormazsam Türk kadınları beni affetmez. Güzellik sırrınız nedir?

Hayatta 3 şey benim için çok önemlidir. Mutluluk, sevdiklerinle doya doya yaşayabilmek ve pozitif enerji… Geri kalan her şey boş geliyor bana. Bu 3 şeye sahipsen bence her yaşta güzel olabilirsin. 

Pitch Perfect 2 filminde yönetmenlik yapacağınızı öğrendim. Daha önceden kısa film yönetmenliği yapmıştınız, uzun metraj size zorlayacak mı? Duygularınız ve beklentileriniz nedir?

Bu tabii ki büyük bir sorumluluk. Bazen diyorum ki “Muhteşem bir şey yapıyorsun” bazen de “Nasıl bir şeyin altına girdin, bu sorumluluğu nasıl taşıyacaksın” diyorum. Büyük bir görev üstlendim ve üzerimde çok baskı var; ama ortaya güzel şeyler çıkması için elimden geleni yapacağım.

Avrupa sinemasıyla ne kadar ilginiz var? Ya da geçmişte seyrettiğiniz Türk filmleri oldu mu?
İşimin getirdiği sorumluluklardan biri de devamlı film seyretmek bu yüzden her çeşit filmi seyretmeye çalışıyorum. Festivallerde bir kaç tane Türk filmi seyretmiştim; ancak isimlerini hatırlayamadım.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAKIN