Peri Gazozu

Peri Gazozu

1.181 views
0
PAYLAŞ

431672

“Odama dönüyorum sessizce. Oğlum “ben büyüdüm” diyor, demek ki ölebilirim artık…”
Yalnızca bu cümle bile oturur içinize ve yıllarca sürüklersiniz göğsünüzde.

 

Sosyal medya size ne ifade ediyor bilmem ama Yekta Kopan’ın twitterdan önermesiyle alıp okuduğum Peri Gazozu sosyal medyayı daha fazla sevmeme neden oldu.

Birçoğunuzun ismini sinema sektörü dolayısıyla duyduğu ve ömrünün büyük bir kısmını doktorluk yaparak geçiren Ercan Kesal’ın Peri Gazozu kitabı; tanıdığınız bildiğiniz, içinizde bir yerlerde hep hissettiğiniz ama bir türlü isimlendiremediğiniz duyguların hikâyesi.

İsmine vurulduğunuz ve okudukça içinizdeki çocukla konuştuğunuz, ülke tarihinin yapraklarını çevirirken etrafınızda olan bitenin anlamlarını yeniden bulduğunuz ve ne kadar duygusal olmadığınızı iddia etseniz de gözbebeklerinizde gizlenen yaşlarla tanıştığınız bir yolculuk…

Gündem her geçen gün değişir ve bizi delirtirken, sistem hayatlarımızı hızla tüketmeye sevk ederken durup dinlenmek; hayatlarımızın içindeki acıdan ötesini görmek, anlamak ve unutmamak için başucunuzda durması gereken, arşivlik bir “gerçek yaşam” öyküsü.

Kitabı bitirdikten sonra içinizi çekerken dileyeceğiniz iki şey olacak; çocukluğunuza dönmek ve Peri Gazozu içebilmek…

Ve bir cümleyle özetlemek gerekirse o cümle Kesal’dan gelsin hepimize; “İçimde, hiç çizgisi olmamış avuçlarıyla bir çocuğun sızısı, dünyanın ortasındaydım artık. “

Burcu Reşit

Ercan Kesal
Peri Gazozu
İletişim Yayınları, 1. Baskı İstanbul 2013

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAKIN