Yeldeğirmeni’nin ilk çağdaş sanat galerisi Hush açılıyor

Yeldeğirmeni’nin ilk çağdaş sanat galerisi Hush açılıyor

545 views
0
PAYLAŞ

 

2009 yılından beri hizmet veren Hush Gallery son bir senedir geçici olarak çalışmalarına ara vermişti; bir yandan kendi sanat perspektifini ararken bir yandan da çalışmalarını sürdürebilmek için en doğru sanat üretim ortamı arayışı içindeydi. Kendi galeri kimliği ve amaçladıklarıyla örtüşen, sanat üretimini destekleyebileceği ve üretim sürecini doğru belgeleyip izleyicilerle kolay buluşturabileceği semt Yeldeğirmeni oldu.

Hush, bu bölgedeki farklı kültürler, büyüyen fikirler ve üretim için bir paylaşım ağı oluşturmayı hedefliyor. Herhangi bir otoritenin değil, bölgedeki cesur ve hızlı gelişimin çatısı altında çağdaş sanat galericiliğinde bir eksiği gidererek yerel bir sanat galerisi olarak ulaşılabilir sanat kavramını geliştirmeye ve yaşayan bir bölgede kamusal bir alan yani bir “dükkan”ın alt katında konumlanan galeride izleyicileri şaşırtmaya hazırlanıyor. Düşünün ki bakkal dükkanı gibi bir mekanın alt katına havuz merdiveni ile inerek bir sanatçının sığınak odası ile karşı karşıya geliyorsunuz. Sanatçının fikir dünyasına bu merdivenlerden inerken yaşayacağınız deneyim, beyaz küp galerilerin mesafeli dünyasından sizi kopartarak samimi bir fikir paylaşım sürecinin içine sürükleyecek. Yerellik kavramından yola çıkan Hush, İstanbul’un iki yakasını bağımsız bir ortaklıkla buluşturmayı amaçlarken bölgedeki sanat üretim ve paylaşım oluşumlarıyla da beraber projeler oluşturma arzusu içinde.

Ayfer Karabıyık_1_219x240

Hush, 14 Aralık’ta, Ayfer Karabıyık’ın Fosforlu Devriye’ isimli sergisiyle ziyaretçileriyle buluşacak.  Sanatçı, Son dönem çalışmalarının temeline militarizm-şiddet –politika’yı alarak,  şiddetle karşılaşma biçimlerine odaklanıyor. “Militarizmin kendini hayalet düşmanlarla meşru kılışı gibi, politika da darbeleri/savaşları bahane ederek meşru varlığını sürdürüyor” diyen sanatçı; Bu vahşi ve ölümcül suç aletlerini ironik bir yaklaşımla ele alarak hasarlı politik sistemin dayattığı dilin, hafıza silici etkisine ve şiddet dilinin normalleşerek, gündelikteki kullanımına vurgu yapıyor. Güç ve iktidarı elinde bulunduranlar için iktidarlarının sürekliliğini sağlayan en önemli araçlardan olan silahlar,  Ayfer Karabıyık’ın işlerinde isim değişiklikleri ve gündelik hayatta hep karşımıza çıkan farklı materyallerin kullanımıyla iktidarın silahını iktidara çeviriyor.

Ayfer Karabıyık_3_180x240

Sanatçı Fosforlu Devriye başlığı ile, fonetik bir dil oyunu oynayarak, militarist hayalet düşmanlarla gündem olan – (darbe gibi) iktidarlar için kamuflaj görevi yapan – olayların klişeleşmiş ve arabesk tarafıyla, hafızalardan sildirilen iktidar suçlarını alaycı bir şekilde yeniden hatırlatarak, izleyiciyi, Türkiye’nin sürekli aynı şablonlar üzerinden okunan sosyal-politik yapısını yeniden okumaya davet ediyor.

25 Ocak tarihine kadar ziyarete açık olacak olan Fosforlu Devriye Yeldeğirmeni’nde konumlanan Hush Gallery’e otoriteyi beraber sorgulamaya çağırıyor.

 
 

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAKIN