Gözler sadece kalbin değil, sağlığın da aynası!

Gözler sadece kalbin değil, sağlığın da aynası!

1.226 views
0
PAYLAŞ

Diyabetten romatizmaya kadar birçok hastalık ‘gözlere’ bakarak tespit edilebiliyor!

Gözler kalbin aynasıdır ifadesi; duygular için olduğu kadar vücut hastalıklarının tespiti için de önemli bir ifade. Çünkü doğumdan yaşlılık sürecine kadar hayatın tüm dönemlerinde gelişebilen diyabet, tiroit, romatizmal hastalıklar, migren ve beyin tümörü gibi çeşitli hastalıklara gözlerde oluşturdukları belirtiler ile de tanı konabiliyor. Hatta Behçet, Wilson, lösemi ve tüberküloz gibi hastalıklarda göz muayenesi bulguları ilk tanıyı koydurabiliyor.  Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, bu nedenle sadece göz değil, tüm vücut sağlığı için rutin muayenelerin asla ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Dr.Emel Çolakoğlu
Dr.Emel Çolakoğlu

 

Göz muayenesi ile hangi hastalıklar tespit edilebiliyor?

 

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, göz muayenesi ile ortaya çıkabilen vücuttaki sağlık sorunlarını şöyle sıralıyor:

 

Diyabet

Diyabetik retinopati diyabete bağlı göz hastalıkları içerisinde en sık görüleni ve yetişkinlerde önemli bir körlük sebebi. Retinopati dışında diyabetik hastalarda göz tansiyonu,göz kuruluğu ve katarakt sıklığı artıyor. Göz numarasındaki ani değişimler, aralıklı odaklanma zorluğu, yaş dönemi ile uyumsuz katarakt tespit edilmesi diyabet ihtimalini düşündürmeli.

Hipertiroidzm-Hipotiroidizm: Guatr hastalıkları

Hipotiroidizim (tiroit bezini az çalışması) hastalığında gözlerde kuruluk, kaşlarda ve kirpiklerde dökülme sık karşılaşılan bir durum. Hipertiroidizim (tiroit bezinin çok çalışması) tanısı ise gözlerin birinde ve her ikisinde büyüme-öne doğru fırlama, kapak aralığının açılması ile gözlerde kızarıklık, batma, yanma ve sulanma şikayetleri ile konabiliyor. Göz kapaklarında şişlik, zaman zaman özellikle sabahları veya sürekli çift görme, göz hareketleri sırasında ağrı veya gözde baskı veya öne itilme hissi olabiliyor. Nadiren de görme bozukluğu oluşabiliyor.

Beyin tümörü-kafa içi yer kaplayan lezyonlar

Beyin içindeki kitleler; okuma ve odaklanma güçlüğü, görme alanı defektleri, göz kararması yapabiliyor. Kitle hormon salgılıyorsa; yüz kemiklerinde büyüme ile gözde şekil bozuklukları ve ya görme sinirine yakın bölgede ise renkli görmede bozukluğa yol açabiliyor. Göz dibi muayenesinde optik sinirde şişme ya da solukluk ile sarı noktada ( renkli birikimler şeklindeki değişiklikler yol gösterici oluyor.

Romatizmal Hastalıklar

Eklem hastalıkları denilince belirti olarak akla hemen eklemlerde şişme, hareket kısıtlılığı, ve ağrı geliyor. Oysa eklem hastalıklarının ilk habercisi gözdeki kızarıklık olabiliyor. Bulanık görme, ışık hassasiyeti, uçuşmalar da görülebilen şikayetler arasında yer alıyor.

Migren

Özellikle tek taraflı baş ve göz ağrısıyle beraber gözde uçuşmalar, ışıklar etrafında renkli harelenmeler ve yarım görme gibi görme alanı defektleri şeklinde göz şikayetleri ile ortaya çıkabiliyor.

 

Hipertansiyon

Sistemik kan basıncındaki değişimler gözlerde odaklanma zorluğu, bulanık görme ile ortaya çıkabiliyor. Tansiyonun bir süredir yüksek olduğu sonucuna göz dibi muayenesinde tespit edilen damar değişikliklerini derecelendirilmesi ile karar verilebiliyor.

 

Lösemi (Kan kanseri): Ciltte morluklar, gözlerde damar tıkanıklıkları, kanamalar, geçici görme kayıpları ile görme alanı defektleri oluyor.

 

Tüberküloz (verem hastalığı): Öksürük, kanlı balgam, gece ateşlenmeleri ilk bulgularını oluşturuyor. Genellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde damlacık enfeksiyonu ile ortaya çıkıyor. Balgam testi, akciğer filmi tanı koydurucu olmakla beraber üveit ( göz içi iltihaplanması) ve retiral üveit ( göz içindeki damar çeperi iltihaplanması) teşhis için önem taşıyan, göze ait belirtileri oluşturuyor.

Metabolik hastalıklar

Marfan sendromu, homositinüri, Wilson hastalığı, mukopolisakkaridozlar, psödoksantema elastikum gibi metabolik hastalıklara; korneada birikintiler, katarakt, retina bozuklukları ile glokom eşlik edebiliyor. Hastalığın oluşumundan genellikle anormal metabolitlerin ( mineral-vitamin) toksik etkisi veya normal metabolitlerin aşırı birikimi sorumlu oluyor. Kalıtsal metabolik hastalıklarda göze ait bulguların fark edilmesi ve yorumlanması özellikle yenidoğan ile bebeklik döneminde metabolik hastalıkların tanısı ve aileye verilen genetik danışmanlık açısından önem taşıyor.

 

Göz muayenesi hangi sıklıkta olmalı?

  • Bebek doğduğunda doğum kilosu ve doğum haftası ile ilişkili olarak çocuk doktoru tarafından oftalmolojiste yönlendiriliyor. Prematüre retinopatisi ihtimali varsa doğumdan hemen sonra; miadında sağlıklı bebek için 6 ay-1 yaş arasında göz uzmanı tarafından ilk muayenesi yapılıyor. Ardından 2.5 yaş; 4 yaş; 6 yaş ve okulla beraber senede bir kez göz muayenesinin gerçekleşmesi gerekiyor. Eğer hekim gerek görürse takip aralığını daha kısa tutuyor.
  • Okul dönemi sonrasında senede bir devam eden muayene sıklığının 35 yaşından sonra göz tansiyonu ölçümü açısından mutlak yapılması gerekiyor.
  • 45 yaş sonraki dönemde sistemik hastalıklar ve göz hastalıkları sıklığı arttığı için göz muayenesinin ihmal edilmemesi son derece önem taşıyor.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAKIN