Bilgi Üniversitesi’nde gezi parkı ve kitle hareketleri tartışıldı

Bilgi Üniversitesi’nde gezi parkı ve kitle hareketleri tartışıldı

586 views
0
PAYLAŞ

Dünyanın önde gelen akademisyenleri Taksim Gezi Parkı Direnişi ve benzeri halk hareketlerini tarihsel, hukuksal, sosyolojik ve antropolojik açıdan yorumlamak için İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde buluştu.

Dünyaca ünlü Antropolog, Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Michael Taussig, İstanbul’da gördüğü Gezi Parkı direnişini çok ilginç bulduğunu belirterek; ‘Sokaklar ve caddeler bir anda doldu, boşaldı. İnsanlar hızla toplanıyor, polis gelince yine büyük bir hızla dağılıyordu. Kitlelerin büyük bir enerjisi vardı. Ancak polisin şiddetiyle dağıldı, karnaval bitti. Kitleler bir karmaşa oluşturabilir ama Taksim’de gerçekliğin mükafatı somut olarak ortaya çıktı. Bu da Nazım Hikmet’in Ceviz Ağacı şiirinde açıklanan demokrasidir’ dedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü, kitle hareketlerini ve isyanları mercek altına aldı. Kitleleri Yeniden Düşünmek: Şiddet, Hukuk ve Demokrasi başlıklı konferans 17 Haziran 2013 Pazartesi günü santralistanbul kampüsünde başladı. Konferans 18 ve 19 Haziran tarihlerinde de devam edecek.

Konferansın açılış konuşmasını İstanbul Bilgi Üniversitesi, Fen – Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydın Uğur yaptı. Türkiye’nin sıcak gündemi olan Gezi Parkı eylemlerine gönderme yapan Aydın Uğur, ‘Şu anda yaşadığımız kalabalıkları demokrasinin öznesi olarak görmek lazım. Kitleler belli bir talep etrafında buluşunca, siyasi bir aktör haline geliyorlar. Bu kalabalıklarda bir cazibe, baştan çıkarıcılık da var. 2000’liyıllarda gördüğümüz bir çok meydan var dünyada, Taksim de bunlardan biri. Kitleler meydanda toplanıp hareketleniyor ve bir enerji oluşturuyor. Eğer bu enerji siyasal sistem tarafından kabul görmüyor ve bir setle karşılaşıyorsa kitlenin enerjisi o sete çarpıp şiddete dönüşüyor’ dedi. Son 20 günü yüreği ağzında yaşamış bir baba olarak geçirdiğini söyleyen Aydın Uğur; ‘Gençler sosyal medyadan etkilendi deniliyor ama aslında etkilenme değil, onlar o habitatın içinde yaşıyor. Birbirleriyle kesintisiz bir bağlantı içindeler. Neredeyse kollektif bireyler haline gelen bu gençler popüler kültürden besleniyorlar ,siyaseti diğer kuşaklar gibi algılamıyorlar. Eskinin formlarına bağlı değiller ama daha iyi bir dünya umudunu onlar da taşıyor’ diye konuştu.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Levent Yılmaz ise ‘Topluluk olmanın hazzı neredeyse bir sanat haline gelmekte. Çokluk ve yalnızlık temaları şairlerin en önemli ilham kaynaklarıdır’ dedi.

Dünyanın önde gelen antropologlarından Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Michael Taussig ise 14 Haziran günü Türkiye’ye geldiğini ve Gezi Parkı’na gittiğini belirterek, ‘20 gündür böyle olağanüstü protestoların gerçekleştiği bir şehirde bulunmak çok ilginç oldu benim için. Gezi Parkı’nda adeta 68’in çiçek çocuklarının ruhu vardı.Kitlelerin enerjisi bir festivale dönüşmüştü. Polis şiddetiyle karnaval bitti. Korkular ülkeyi çevirmiş durumda ama kitlelerin dönüştürücü gücünü unutmamak gerekir. Çok olağandışı durumlar gerçekleşiyor. Taksim’de gördüğüm sokaklar ve caddeler biranda doldu, boşaldı. İnsanlar hızla toplanıyor, polis gelince yine büyük bir hızla dağılıyordu. İnsanlar evlerinin penceresinde tencere – tava çalıyor, protestocular devletle karşı karşıya kalıyor. Bu bana inanılmaz geliyor, nasıl bir cesaretle toplanıyor binlerce insan? Nasıl açıklayabiliriz onların motivasyonunu? Büyüleyici bir enerji, büyük bir toplumsal hareketlenme var. Burada şiddet konusuna farklı bir açıdan bakmak, konuşulan dile dikkat etmek gerekiyor. Baskı konusunda ısrarcı olunursa olaylar farklı şekilde gelişebilir’ dedi.

‘Bombayım Ben, Yavrum: Ustasızlığı Becerebilmenin Müsameresi Olarak Yığışma Üzerine Düşünceler’ başlıklı konuşmasında Nazım Hikmet’in ‘Ben bir Ceviz Ağacıyım Gülhane Parkı’nda’ şiirinden de alıntılar yapan Prof. Dr. Michael Taussig, ‘Ormanlara saldırı aslında eski bir hikaye, modernleşme ortaya çıktığından beri var, dünyanın her yerinde oluyor bu tür eylemler. 1960’larda bütün dünyayı etkileyen şeyler oldu neredeyse 10 yıl boyunca. Bunların hiçbiri önceden hesaplanamayan, görülemeyen şeylerdi. Kitleler bir karmaşa oluşturabilir ama bu bizi ustasızlığın ustalığına götürür. Taksim’de de gerçekliğin mükafatı somut olarak ortaya çıktı. Bu da Ceviz Ağacı şiirinde açıklanan demokrasidir’ diye konuştu.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAKIN