Gurme Yazar Oğul Türkkan’dan Keyifli Bir Bira Efsaneleri Sohbeti

Gurme Yazar Oğul Türkkan’dan Keyifli Bir Bira Efsaneleri Sohbeti

1.137 views
0
PAYLAŞ

Türkiye’nin en önemli alkollü içecek uzmanlarından gurme yazar Oğul Türkkan, Gastro İstanbul kapsamında “Bira ve Efsaneleri” konulu bir sohbet gerçeklestirdi. Türkkan, 11 Mayıs Cumartesi günü Küçükçiftlik Park’ta yogun ilgiyle dinlenen sohbetinde, biranın mutlaka köpüklü, gerçek tat ve aromasının alınması için de önerilen soğuklukta içilmesi gerektiğini belirtti. Türkkan son donemde gündeme gelen şeker hastalarının tam malt bira içebileceği yönündeki söylentiler için de, “Bu son derece tehlikeli ve yanlış bilgilere dayanan bir efsanedir” dedi.

 Gastro Istanbul Ogul Turkkan Bira Sohbeti (2)_800x491Türkiye’nin en önemli alkollü içeçek uzmanlarından gurme yazar Oğul Türkkan, Gastro İstanbul kapsamında “Bira ve Efsaneleri” konulu bir sohbet gerçekleştirerek, bira üzerine merak edilenleri ve doğru bilinen yanlışları anlattı. Ogul Türkkan, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği sohbetinde, biranin yaklasik 12 bin yillik bir tarihi oldugunu belirterek “Çoğunluğun sandığı gibi biranın kökeninin Avrupa değildir. Biranın dünyaya yayılan yolculuğu Mezopotamya’dan başlamış; önce Mısır ve Kuzey Afrika ulaşmış, daha sonra İspanya üzerinden Avrupa ülkelerine yayılmıştır.”dedi. Dünyanın en çok bira tüketen ülkesinin sanıldığı gibi Almanya olmadığını, liderliğin kişi başı 144 lt. ile Çek Cumhuriyeti’ne ait olduğunu belirten Türkkan, Almanya kişi başı 105 lt. ile 3. sırada. Türkiye ise kişi başı 12,8 litre ile 80 ülke arasında 65. sırada.” dedi.

Bira göbek yapmaz

Bira ile ilgili en yaygın efsanenin, biranın göbek yapmasıyla ilgili olduğunu belirten Oğul Türkkan, “Aslında bira tek başına kilo yapan bir içecek değildir. Alkollü içeceklerde kaloriyi alkol derecesi belirler ve bira diğer alkollü içeceklere oranla hacmen çok daha düşük alkol içerdiği için göbek yapmaz. Hacmen yüzde 5 alkol seviyesindeki 33 cl bir birada ortalama 130 kcal; yanında tüketilen 100 gr tuzlu fıstıkta ise yaklaşık 600 kcal bulunuyor. Bu nedenle biranın yanında tüketilenlere dikkat edilmeli” dedi.

“Boşu boşuna küllü bira içmeyin; bence tadı külsüz daha güzel”

Konuşmasında biranın alkol seviyesini artırmak için içine kül atılması yönündeki efsaneye de değinen Türkkan, biranın alkol seviyesinin kül eklenerek artırılamayacağını, biraseverlerin bu güzel tadı bozmamalarını ve boşu boşu küllü bira içmemelerini tavsiye etti. Yüksek alkollü biralarla ilgili bir başka efsane olan üretim sürecinde votka kullanımı konusuna da değinen Türkkan, ülkemizde yasalar çerçevesinde votkalı bira üretiminin yapılamayacagını ve raflardaki hiçbir yüksek alkollü biranın votkalı olmadığını belirtti.

Biranın çeşidi onu diğerlerinden daha iyi yapmaz

Dünyada 140 stilde 40 bin çeşit bira olduğunu belirten Türkkan, “Ülkemizde son dönemde merak edilen bir konu da üretiminde sadece arpa, şerbetçioyu, su ve maya kullanılan tam malt biralar. Bu biralar 40 bin çeşitten bir tanesi ve bugün dünya bira pazarının yüzde 3’ünü oluşturuyorlar. Daha çok soğuk kuzey iklimlerinde tercih ediliyorlar çünkü sıcak iklimlerde tercih edilen biranın o ferahlatıcı etkisi bu biralarda pek bulunmuyor.” dedi. Bir biranın çeşidi ya da stili ile değerlendirilip, diğerlerine göre daha iyi ya da kötü denilemeyeceğini, önemli olanın kendi kategorisinde ne kadar kaliteli ve lezzetli üretildiği olduğunu söyleyen Türkkan, “Eğer tam malt biralar çeşit olarak diğer biralara göre daha makul kabul edilseydi dünya genelinde kalite ve lezzet yarışmaları yapılmaz, tam malt olmayan biralar da buralara katılıp bir sürü ödül alamazdı. Bugün Türkiye’den de World Beer Cup, Monde Selection gibi yarışmalarda pek çok altın madalya kazanmış biramız var.” dedi.

Alman Saflık Yasası’nın amacı birayı daha kaiteli kılmak değildi 

Alman Saflık Yasası’nın çıkışının ekonomik nedenlere ve bir miktar da iktidar hırslarına dayandığını belirten Oğul Türkkan, “O yıllarda buğdaydan yapılan biralar nedeniyle buğday fiyatlarının ve buna bağlı olarak da ekmek fiyatının yükselişini engellemek amaçlardan biriydi. Çıkartılan yasa ile bira bundan böyle buğdayla değil arpa ile yapılacak denildi ve buğday fiyatlarının artışının engellenmesi için bir adım atıldı. Daha sonra Almanya’daki derebeyleri bira yapımını tamamen kontrolleri altına almak için münhasır bira yapım ayrıcalıkları veren yasalar çıkarttılar ve bira üretiminden büyük bir ekonomik güç elde ettiler.” dedi.

Almanya’nın 1993 yılında, kendi bira üreticilerinin yabancı ülkelerde içinde bulundukları dezavantajlı durumun üstesinden gelebilmek adına “Vorläufiges Biergesetz” isimli yeni bir yasa çıkarttığını belirten Türkkan, “Bu yasayla üst fermantasyon biralarda şeker kamışı, şeker pancarı, işlenmiş şeker veya nişasta şekerinin kullanılmasına izin veriliyor. Pek çok eyalette de bu eski yasanın esnetilmesi için çeşitli yeni yasa ve uygulamalar bulunuyor. Geçmişte benzer bir yasaya sahip olan İsviçre de bu yasayı tamamen iptal etti.” dedi.

Şeker hastaları alkol tüketmemeli

Oğul Türkkan, son dönemdeki en tehlikeli yanlış bilgilerden birinin tam malt biraların şeker hastaları tarafından tüketilebileceği efsanesi olduğunu belirterek, “Şeker hastalarının alkol tüketmemesi gerekir. Nedenleri konusunda gerekli bilgileri doktorlarından alabilirler. Şeker hastalarının alkol tüketmemesi gerektiğini bilen ve nedenini içindeki şeker miktarı olarak gören kişiler için de şunu eklemek isterim. Türkiye bira pazarının yüzde 99’unu oluşturan lager tarzı biraların tamamında aşağı yukarı aynı oranda ve eser miktar dediğimiz binde seviyelerinde şeker kalır. Çünkü bira oluşumunun en mucizevi yönlerinden birinde maya şekeri yer ve alkole dönüştürür. Bu binde seviyesindeki değer, ister tam malt ister değil, tüm lager biralarda aşağı yukarı aynıdır. Bir not daha eklemek isterim bazı tam malt biralarda kalan şeker miktarı diğer lager biralardan yüksek de olabilir.” dedi.

Bira soğuk içilir

Biranın önerilen soğuklukta içilmesinin de çok önemli olduğunu vurgulayan Türkkan, “Biranın tadı ve aromaları farklı sıcaklıkta farklı tatlar bırakır. Bir biranın gerçek lezzeti, önerilen soğuklukta alınabilir. Ülkemiz gibi sıcak iklimlerde bira çabuk ısınır. Bu nedenle soğuk bardakta servis edilmesi ya da yaz aylarında dolaptan, daha soğuk temin edilmesi içim keyfi açısından daha iyi olabilir” dedi.

Siz siz olun, biranızı köpüklü için

Oğul Türkkan konuşmasında birası köpüklü servis edildiğinde biradan çalındığını düşünen biraseverler için de bilgiler verdi. Köpüksüz biranın bayat bira ya da kirli bardak anlamına gelebileceğini söyleyen Türkkan, “Eğer biranızın çabuk soğumasını istemiyor ve tadına sonuna kadar varmak istiyorsanız siz siz olun biranızı mutlaka köpüklü için. Köpük biranın mantosudur, onun çabuk ısınmasını engeller ve biranızı sonuna kadar aynı ketifle içmenizi sağlar.” dedi.

Gastro İstanbul’da, Türk bira dünyasına 17 uluslararası kalite ve lezzet madalyası kazandıran ve bugüne kadar pek çok ilke imza atan Efes sponsorluğunda “Bira ve Efsaneleri” ile ilgili bilgiler paylaşan Oğul Türkkan; İngiltere “Wine and Spirit Education Trust, Advance Course”, Londra “Beer Academy Advance Course”, Fransa “Cordon Bleu” diploma ve sertifikalarının sahibi; Gastronomi Birliği Rotisösler Zinciri Derneği, Türk Sommelierleri Derneği Başkan Yardımcısı ve Bordeaux Fransa Jurade de Saint Emilion Derneği üyesi.

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAKIN