Mayra Andrade ile çok özel

Mayra Andrade ile çok özel

3.234 views
0
PAYLAŞ

Henüz 16 yaşında iken Kanada Ottawa’da gerçekleştirilen şarkı yarışmasında “Jeux de la Francophonie” altın madalyasının sahibi olan Mayra Andrade , Küba’nın başkenti Havana’da doğduğu ve ilk yıllarını Cabo Verde’de geçirdiği halde çocukluğunu Senegal, Angola, Almanya gibi farklı coğrafyalarda yaşamış bir genç yıldız. Mayra albümlerinde Cabo Verde’den Brezilya’ya kadar uzanan zengin bir repertuvara imza atıyor. Son olarak, 2010 Eylül döneminde, Paris’te , Studio 105’te kayıtlarını gerçekleştirdiği ve “Studio 105” adını verdiği ilk canlı konser kaydı albümüyle büyük beğeni toplayan yıldız, Cabo Verde’nin yepyeni Cesaria Evora’sı olarak gösterilirken, şarkılarında günlük yaşam, hayat ve aşk üzerine birbirinden ilginç hikâyeler anlatılıyor.
Mayra genç yaşına rağmen, Almanya Müzik Eleştirmenleri Ödülü’nden BBC Radyo 3 Dünya Müziği Ödülü’ne kadar birçok ödülün sahibi.
Cabo Verde’nin zengin müzik kültürünü farklı tarzlarla buluşturan Mayra sımsıcak şarkıları ile 28 Kasım’da, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda olacak, sanatçı Cabo Verde’nin müzikleri, parlak kariyeri ve İstanbul hakkında konuşuyor…cenk erdem.

1. Türkiye’de nihayet bir dünya müziği yıldızı olarak Cesaria Evora ve müziği oldukça tanınıyor, ve eleştirmenler müziklerinizle sizi Cesaria Evora’ya yaklaştırıyorlar,Evora artık müziği bıraktığına göre onun tahtına aday olduğunuzu hissediyor musunuz?
Ben öyle düşünmüyorum çünkü müziklerimle kendi duygularımı ifade etmeye çalışıyorum. Bir ortak noktamız elbette var, çünkü Cesaria Evora da ben de ülkemizi çok seviyoruz. Ama herkes kendi müziğini yapıyor, benim şarkılarımda da sadece Cesaria Evora değil birçok efsane isimden etkiler olabilir. Ama müziklerim ve şarkılarım kişisel diyebilirim.

2. Küba’da dünyaya gelmişsiniz, Cabo Verde’de büyümüşsünüz sonrasında Senegal, Angola ve Almanya derken, birbirinden farklı ülkelerde yaşamış biri olarak kültürel kimliğinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Çocukluğumun ilk yıllarında Cabo Verde’de büyüdüm ve tüm çocukluk anılarım ve ailemle ilgili tüm anılarım Cabo Verde’de. Sonraki yıllarda da Cabo Verde’den ayrıldığım zamanlarda da ,ailem Cabo Verde’deydi. Cabo Verde müzikleriyle ve Cabo Verde kültürüyle büyüdüm.

3. 2001 yılında henüz 16 yaşında Kanada’da, Ottawa’da “Jeux de la Francophonie” yarışmalarında altın madalya “ödülü almış bir genç olarak, kendi şarkılarınızı yazmaya ne zaman başlamıştınız?
Bir tür olimpiyat gibi oyunlardan oluşan bir yarışmaydı ve Fransızca bir şarkı söyleyerek yarışmayı kazandım çünkü 6 yaşımdan beri Fransızca konuşuyorum, benim için kolaydı. Henüz 10 yaşındayken ilk kez şarkı yazdığımı hatırlıyorum, doğa hakkında bir şarkı yazmaya çalışmıştım.

4. Çocukluğunuzdan itibaren çok farklı kültürel çevrelerde yetişmişsiniz, peki bir genç olarak müzisyen ya da şarkıcılardan kimlere hayrandınız?
Çocukken dünyaca ünlü pop yıldızlarını televizyonda görüyordum ama ben en çok Brezilyalı şarkıcıları dinlemeyi seviyordum. Maria Bethania’ya hayranlık duyuyordum diyebilirim. Cabo Verde’nin müzikleriyle Brezilya müzikleri arasındaki yakınlık beni çekiyordu ve en çok Brezilyalı şarkıcıları dinliyordum.

5. İlk büyük çıkışınızı 2006 yılında, Navega albümüyle gerçekleştirdiniz ve 2007 yılında Almanya’da Müzik Eleştirmenleri ödülü aldınız, ayrıca BBC Radyo 3 tarafından da 2008 yılında dünya müziği kategorisinde ödül sahibi oldunuz, peki gelecekle ilgili daha neler neler hayal ediyorsunuz?
Benim en çok önem verdiğim şarkı yazarken bağımsız olabilmek. Müzik endüstrinin beklentilerinden bağımsız olarak kendimi ifade etmek üzere şarkılar yazmak benim için çok önemli. Şarkılarım daha önce de söylediğim gibi oldukça kişisel ve şarkı yazmak bana olağanüstü bir özgürlük duygusu veriyor.

6. İstanbul’da sahne alacaksınız ve İstanbul’un her köşesinde tıpkı sizin müziklerinizde olduğu gibi bir kültür zenginliği var, İstanbul hakkında neler söyleyeceksiniz?
Paris’te İstanbul’un hep ne kadar hayat dolu olduğu konuşulur. İstanbul’un ne kadar enerjik, mistik ve hayat dolu olduğunu biliyorum. Bu yüzden konser vermek üzere İstanbul’a gelmek hep heyecan verici.

7. Şarkılarınız sadece aşkla ilgili değil aynı zamanda sosyopolitik mesajlar da veriyorsunuz, şarkıların sistemi değiştirmeye yardımcı olabileceğine inanıyor musunuz?
Şarkıların çok güçlü olduğunu düşünüyorum kimi zaman güzel bir melodi, sizi dünyada gidemeyeceğiniz yerlere götürüyor. Sözleri hangi dilde olursa olsun, herhangi bir şarkının duygusu kimi zaman o kadar güçlü oluyor ki , en güçlü mesajdan bile daha çok kişiye ulaşıyor. Şarkılar duyguları aktarmak için en güçlü araç, sistemi değiştiremeyebilir ama sisteme en güçlü tepki olabilir.

Psikolog DJ/ Twitter: @thecenkerdem

Diğer yazıları >>

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAKIN