Ülkemizde iç çamaşırı üretiminde eskiye oranla önemli aşamalar kaydedilmiş de olsa, Türk kadınının modanın her alanında olduğu gibi iç çamaşırı konusunda da kendine has acayip bir moda yaratmış olduğu kesin. İlk ve en önemli kural: Türk kadını meme boyutu ne olursa olsun takviyeli sütyen seviyor. Artık bir tür kandırıkçılık mı diyelim, diğer kadınlar arasında “göğüs farkı”yla öne geçme isteği mi diyelim, yoksa vücut üzerinde saçma sapan bir ağırlık oluşturup kalıp gibi bir görüntü yaratma merakı mı diyelim bilemiyorum. Ama elbette ki arzın talep yaratması sonucu iç çamaşırı üreticilerimiz de bu merakı sonuna kadar destekleyen kötü modeller üretmekten kendilerini alamıyorlar. Zaten sütyen gibi önemli bir konuda göğüs çevresine ayrı, göğüs büyüklüğüne ayrı bedenlerin olabileceği gerçeğini yeni yeni kabul edip, ancak son yıllarda bu tür üretimler yapan üreticilerden de çok fazla şey beklememek lazım. İncecik bir kadının kocaman göğüsleri, oldukça toplu bir kadının ise minicik memeleri olabileceği gerçeğini her zaman göz ardı etmiş olan üreticilerimizin, ecnebilerin “cup size” dedikleri ve büyüklük sırasına göre A, B, C, D gibi adlar alan meme ölçüleri kullanmaya başlamaları da oldukça yeni. Üstelik bunu adı yıllarca iç çamaşırı üretimi ile anılmış pek çok firma henüz yapmıyor bile. Bu durumda her zaman kaliteli ürünü fahiş fiyatlara satan birkaç yabancı marka dışında, kadınımız da merdiven altı üretim yapan çok fena tasarımlı sütyenlere yönelmiş durumda. Bu üreticiler için “cup size” diye bir şey yok. Vücut ne şekilde olursa olsun 75-80-85-90-95-100 şeklinde bedenlere kıstırılmış kadının ne bulursa alması ve de mutlaka takviyeli alması lazım. Özellikle beyaz giysiler altında oldukça kullanışlı olan “ten rengi sütyen” ise “patates rengi sütyen” demek. Bu da kirli sarıdan koyu kahve eski patates rengine uzanan bir yelpazeyi tanımlıyor.
Renk bahsi açılmışken siyah ve beyazın yanına yeni katılan bu korkunç rengin yanında çok fazla seçme şansı da yok gibi. Elbette renk seviyor üreticilerimiz ve de kadınlarımız. Ama şöyle yumuşak hoş renkler, sakin tonlar yerine, doğadaki en tropik kuşlarda bulunabilecek cartlıkta turkuazlar, fuşyalar, turuncular ve yeşiller seçiliyor. Yılbaşı yaklaşırken yaşanan narçiçeği kırmızısı naylon ürünlerden bahsetmek düşüncesi bile beni yoruyor. Yahu biz Türk değil miyiz? Kırmızı severiz. Ama tekstil piyasası bu kadar gelişmişken neden gerçek bayrak kırmızısı yapamıyoruz bir türlü giysilerde anlayabilmiş değilim.
Bol sünger takviyeli sütyen ise yeni saplantımız. Küçük memeli olmak çok ayıp sayıldığı ve de erkek arkadaşlar tarafından dışlanma yaşandığı için özellikle genç neslimiz çılgınca bu kalıp sütyenlere yöneliyor. Kate Moss ya da Kate Hudson memesiz olunca afet oluyor ve kabul görüyor ama gerçek hayatta sanırım bir Pamela Anderson merakıdır gidiyor. Siz de yollarda tişörtünün üzerinden üst kısmı havaya kalkmış ve içi boş duran alttan takviyeli sütyenlerini sergileyen prototip kadınlara rastlamıyor musunuz? Zaten bir süre sonra gerçekleri anlayan erkekler tarafından terk edilen kadınlarımız nedense ders almak yerinde daha bir abanıyorlar takviyeye gibi geliyor bana. Üstelik takviyeli olmayan sütyen arayıp bulamadığınızda “Artık böyle hamfendi, takviye lazım, herkes böyle istiyor. Üstelik ötekiler meme ucu belli ediyor” diyebiliyorlar suratınıza, hatta göğüslerinize doğru bakarak. Meali “Sana da takviye lazım zaten, hem için de gözükmesin, ayıp.” Hadi bunlar Türk mağazaları, Türkler bunu istiyor falan deyip daha önceden yurt dışında komik fiyatlara çok hoş ürünlerini aldığınız artık Türkiye’de de mağaza açan birtakım markalara gidiyorsunuz son şans olarak. Aaaa-aa. O da ne? Tam 6-7 koskoca standında 70-80’e yakın renk ve modelini sergileyen o bayıldığınız mağazanın tek bir sünger takviyesiz ürünü yok. “Talep bu hamfendi” diyen satıcıların sesini duyduğunuzda ise Türk kadınının talep yaratmaktaki gücüne bir kez daha hayran olup kös kös mağazayı terk ediyorsunuz.
Sibel SESİGÜR
Yazıları;
Geri izleme: | İSTANBUL GÜNLÜĞÜ
Geri izleme: Evdeki eşyaları atıyorum, atıyorum aaaaat-tıııııım | İSTANBUL GÜNLÜĞÜ
Geri izleme: Türk’ün Hava Durumuyla İmtihanı | İSTANBUL GÜNLÜĞÜ